Depresyonda Beyin Görüntüleme

Aşağa gitmek

Depresyonda Beyin Görüntüleme

Mesaj  Admin Bir Paz Ağus. 17, 2008 9:10 pm

Depresyonda Beyin Görüntüleme


Depresyonun bir beyin
hastalığı olduğu anlaşıldıktan sonra depresyonda beyinde oluşan
değişiklikleri anlama konusunda büyük çalışmalar başladı.

Beyin nasıl bir organ?
İnsan
beyni 1,5 kilogramlık bir mucizedir. Vücudumuza giren oksijenin %25’ini
ve glikozun çoğunu kullanır. Fakat vücutta işgal ettiği ağırlık %2 dir.
%2 lik beyin %25 lik enerji tüketiyor. Düşüncenin, duyguların,
davranışların, yönetildiği beyin özel bir organdır.
Bazı insanlar
vardır ne yerlerse kilo almazlar. Dikkat edilirse bu kişiler çok
düşünen ayrıntıcı, mükemmeliyetçi yani fikir işçisi kişilerdir. Yahut
uzun yol sürücüleri her durdukları yerlerde bir şeyler yerler. Neden?
Sürekli dikkat isteyen araç kullanımı beyinde enerji tüketimini
arttırmıştır.
Beynin ince yapısı incelendiğinde 140 milyar hücre
olduğu, bir hücrenin diğer bir hücre ile 2-10 bin bağlantısı olduğu
görülür. Kanarya beyninde bağlantı bir hücrenin diğer hücre ile
bağlantı sayısı 1-2 dir. Beynimizin bir et parçası özelliği dışında
düşünen organ yapma özelliği bu bağlantı sayısı ile ilgilidir.

Düşünen hisseden beyin
Sağ
beyin alanları duygular, heyecanlar, müzik, sanat gibi soyut özellikler
ile ilgili iken sol beyin yarısı; mantık, muhakeme, analiz, konuşma,
hesaplama gibi işlevlerle ilgilenir. Kadınlarda sağ beyin yarısı baskın
çalışır. Bir kadın alışverişe gittiğinde estetik kaygıyı ön planda
tutar. Güzel olsun, hoş osun ister. Bir erkek alışverişe gittiğinde
ucuz olsun, kaliteli olsun, işe yarasın kaygısını ön planda tutar.
İnsanın
ilk tepkisi genetik alt yapımız iledir. Kendimizi geliştirirsek iki
beyin yarısını dengeli kullanırız. Kadınlarda mantıkla ilgili beyin
alanlarının gelişmesi için özel çaba, erkeklerde duygu ile ilgili beyin
alanlarının gelişmesi için özel çaba ve eğitim gerekir.

Depresyon –Beyin ilişkisi
Temelde
depresyon duygulanım hastalığıdır. Kadınlarda erkeklere göre üç misli
fazla rastlanır. Bu kadınların beyin yapısının duygusal alanlarının
daha yoğun çalışması ile ilgilidir.
Yapılan araştırmalar beyin çalışmasının elektriksel ve kimyasal ileti ile olduğunu göstermiştir.
Depresyonlu
kişinin beyninde Serotonin, Noradrenalin, Dopamin gibi kimyasal
iletilerin azaldığı bugün bilimsel olarak gösterilebilmektedir.
İlk
olarak 1970’li yıllarda intihar girişimi ile ölenlerin beyin omurilik
sıvısında serotonin metaboliti maddenin sağlıklı ölümlere göre 10 misli
daha az bulunması ile serotonine dikkati çekmiştir.
Depresyondaki kişilerin beyinlerinde enerji transferinde yavaşlamanın olması diğer dikkati çeken unsur olmuştur.
Sonuçta
Depresyonda beyin bilgi işlem faaliyetini tam yapamamaktadır. Özellikle
duygu yönetimi ile ilgili beyin alanları işlev bozukluğu
göstermektedir.
Hayattan zevk alma ile ilgili beyin salgılamasının
yeterli olmaması elem, keder, neşe-sevinç kaybı, uyku bozukluğu, iştah
bozukluğu, yorgunluk, enerji azalması, konsantrasyon güçlüğü gibi
belirtileri açıklar niteliktedir.

Görüntülemenin önemi
Psikiyatride
ilaç tedavisindeki başarının son yıllarda artması, farmakolojik
iyileşme yapan ilaçların yoğun olarak tedavi ediciliğinin görülmesi bu
konuda büyük yatırımlar yapılmasına yöneltmiştir.
Beyindeki
biyolojik anormalliklerin ortaya konulması karışık ve uzun bir iştir.
Hastalık tanısında, tedavisinde ve hastalığın seyrinde bazı yöntemlerle
sonuçlar alınabilmektedir.
Bazı göstergeler yalnız hastalık
zamanında ortaya çıkar. (State Markers) Bazı göstergeler ise hastalık
öncesinde ve sonrasında vardır. (Trait Markers). Durum ve yatkınlık
göstergeleri de denilen bu göstergeler çok çeşitlidir. Sinir hücreleri,
Beyin omurilik sıvısı, ilaçların kan düzeyleri, bazı enzimlerin ve
hormonların ölçülmesi, beyin psikofizyolojik ve nöroanotomik ölçümleri
sayılabilir.
Biyolojik ölçümlerin duyarlı, özgül ve bölgesel özelliklerinin olması değerini arttırır.

SPECT:
Nükleer olarak radyoaktif madde ile işaretlenmiş maddeler kullanılarak
beyin kan dolaşımı ölçülür. Daha çok beyin kabuğunu gösterir.

PET:
Beynin glikoz, oksijen, metabolizmasını radyoaktif işaretlenmiş
maddelerle haritalama özelliği ile anlama esasına dayanır. İşaretlenmiş
serotonin in agonisti maddelerle beynin serotonin, üst kimyasal iletici
haritasını çıkarmak mümkün olmaktadır.
Bu iki yöntem çok pahalı ve özel yöntemlerdir. Halen günlük pratikte kullanılamamaktadır.

CEEG,
MAP : MR ve BT gibi yöntemler beyinde yapısal değişiklikleri gösterir.
Yani tümoral, yer kaplayan anormallikleri belirler. Depresyonda beyin
faaliyetlerini ölçebilmek gerekmektedir.
İşte Bilgisayarlı EEG (Elektroensefalografi) yöntemi ile beyin elektrik faaliyetlerini kaydedilmektedir.
Beynimizin
bir saniyede ürettiği sinyal sayısının bilgisayar teknolojisinin çok
ilerlemesi ile sayabilmemiz bize bu kolaylığı sağladı.
Beynimizin
hızlı ve yavaş ürettiği sinyaller (frekanslar) sayılarak
haritalamasının yapılmasına da beyin haritalaması denilmektedir.
Kişinin
başına geçirilen bir başlıkla vücuda herhangi bir madde vermeden beynin
ürettiği sinyaller ölçülmesi ve bunun bilgisayarda kayıtlı veri
bankasındaki değerlerle test edilmesi o kişinin beyninin biyoelektrik
faaliyetlerini gösterir.
Tedaviden önce beynin biyoelektrik
haritası alınır. Tedavisinin aşamalarında 1.5,3,6 ncı aylarda bireysel
ihtiyaca göre tekrar ölçümler yapılar. İlk ölçümle son ölçümler
karşılaştırılarak beyindeki normal dışı değişikliklerin düzelip
düzelmediği gözlemlenir.
Eğer tedaviye iyi cevap verirse ilacın
biyo yararlılığı test edilmiş olur. Eğer beyindeki ölçülen değerler
devamlı yüksekse, hastalığa yatkınlık devam ettiği düşünülerek ilacın
devamı konusunda daha dikkatli davranılır.
Görülüyor ki teknoloji ilerledikçe insanın beyin ve ruh sağlığına faydalı olmak daha da kolaylaşmaktadır.

Prof. Dr. Nevzat TARHAN
avatar
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 114
Kayıt tarihi : 10/08/08

Kullanıcı profilini gör http://health100.eniyiforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz